26 Mart 2012 Pazartesi

2 kişi,1 adsız

Sevgilinin oyuncağı gibisin,istediği yere yönlendirip,istediği kişilerden soyutluyor seni.
Demişler. İnanmamıştım önceden.
--
Neden bana yaptıklarının hiçbirini yüzüne vurmadım?
Neden söylemek istediklerimi söyleyemeyecek kadar korkaktım?
Bilmiyorum. Ama artık bunları yapmayacak kadar aptal değilim.
--
En güzel hislerden biri nedir biliyor musunuz?
Birinin şerefsizin teki olduğunu yıllardır söylersiniz. Çoğu kişi anlamaz bunu. Fakat bu kişinin geri zekalı olduğundan ne kadar emin olsanız da,insanlar böyle düşünmeyince bir tereddüte düşersiniz "belki ben ondan fazla nefret ediyorum?" diye. Sonra bir gün biri gelir ve itin yaptıklarını anlatır.
İşte o his mükemmeldir, ondan haklı yere nefret ediyorsunuz!
--
Ne kadar rahatlıkla kontrol ediyor seni. Güzel bir şey değil bu. Ben adını sevgi koymakta bile zorlanıyorum.
Snap!
--
En güzel kısmına geldik yazının. Bütün gün yazmayı düşlediğim kısmı.
Bu kısım sana ama sen beni tanımıyorsun bile henüz hatta ben de seni tanımıyorum.
Sigaranı yaktım gerçi!
Aslında tanıyor olabilirsin. Çünkü ben gördüğümde hep bir anlam arıyorum.
Tamam tanımadığın birinden burada bahsetmek saçma ama, neden bana yüz veriyorsun ki?
Yeterince sapık gibi gözüktüm bence. Haha!
--
Hayatımda gördüğüm en masum ve güzel surattı. Başka söylenecek bir şey yok.
Hele o şapkanla.. Ben az önce şapka mı dedim?!
--
Baksana beni ne hallere getirmişsin tebrik ediyorum,sözsüz yıkım.
Ben mutluyum valla.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder