28 Mart 2011 Pazartesi

25 Mart 2011 Cuma

Marla looks at me as if I'm the one humping her and says, "I can't win with you, can I?"

23 Mart 2011 Çarşamba

İşte anlaşılmaz konularım.
Sadece sahip olmak istedim.
1 kere,2 kere,hayır.Defalarca.
Bu yöne gidiyorum,bekleyin.
Sana güvenmek bu kadar zor işte.
Kendime kızıyorum bazen bunun için ama sen benim yerimde olsaydın,sen de bana hak verirdin.
Ama hadi yüzleşelim,asla rolleri değişmeyeceğiz.

20 Mart 2011 Pazar

I really thought that i could take you there
But my experiment is not gettins us anywhere
Bunları ölüceğimi düşünmüyor olsam yazamazdım.
Kim olduğumu bilmesen daha rahat yazardım.

Git buradan,kurtar kendini diyor mantıklı yanım.
"Daha yeni dershaneye yazıldım,acaba ölürsem paramı ödemek zorunda kalırlar mı?
Ya da buradan kaçarsam bu parayı ödemek zorunda kalırlar mı?"
İşte her şeyin arasından böyle düşüncelere sahip olan kişiyim ben.
Ben,bir olayda aklınıza bile gelemeyecek şeyleri ve her gereksiz ihtimali düşünen kişi.Ben.
En sıradışı,en iğrenç,en pislik,en mantıklı hangi düşünceyse ben de var.
Anlamadığı şeylere karışmak istemeyen kişi,ben.
Zamanımı sizin gibi ders çalışarak geçirebilmeyi ne kadar çok isterdim.Aklınızı buna odaklamak istemeyince olmuyor ama.Tembel ben.Sandığınız gibi değil,oturmaktan zevk aldığımdan,hareket etmek istemediğimden değil bu tembellik.Dışarıda görmek istemediğim çok fazla şey olmasından.
Ben burada,odamda kendi dünyamda yaşıyorum.İstediğim iğrençliği düşünebiliyorum,istediğim kötülüğü yapabiliyorum.İğrenç evet ama sizin dilinizde kötülük.Dizi izliyorum çünkü o zaman gülüyorum.Gerçi o zaman da iğrenç olabilirim ben,ama en az olduğum zaman herhalde.
Ve yine ben,insanları kendi çıkarım için kullanmayı alışkanlık edinmiş ben.
Alışkanlık işte sevmesen bile yapıyorsun.
Ben,birkaç gündür gerçekten ruh hastası olup olmadığını sorgulayan kişi.
Ben,hayatını tek bir şeye göre yönlendiren kişi.
Sizi gördükçe canı acıyan kişi.

Bir kere bile bakmayacağını bildiğim halde tam karşına oturan kişiyim ben.
Blogunu benden başka biri okuyacak diye aptal kıskançlık oyunlarıyla hayatını geçirebilen kişi.
Beni özel yaptığın tek konuyu,başkalarına yaymandan korktuğum için sadece.
Yüzüne bakarak yalan söyleyebiliceğin kişi,ben.Anlamıyorum mu sanıyorsun gerçekten?
Gördükleriyle kendini yiyip bitiren o aptal,ben.
"Tanrım hayır dur yapma!" diye bağırıp hislerini ortaya atması gereken yerde,her şeyi saklamakta üstüne olmayan kişi,ben.

Arkanı dön.Başını koymuşsun.Başka yöne bak hemen!
Sadece 1 saniyelik görüntüyle kendini ezebilen kişi,ben.
Söylemek istediğim çoğu şeyi söylemem ben,sana bir şekilde zarar verir diye.
Senin aynılarını hissetmeyeceğini bildiği halde içinde aptal ufacık bir umut bulunduran,sana yazdığı binlerce kağıda asla cevap alamayacak olan kişi,ben.
Benim için asla bir fedakarlık yapmayacağını bilen kişi,ben.
"Böyle bir şeyle uğraşmak istemiyoruz." Ben çok istiyordum sormayın amacım sizin başınıza bela açmaktı.
Canı acıyan siz değil,bendim.
Gitmeye çalıştığımda gidemediğim zaman üzülmesi gereken siz değil,bendim.
Kalabalıkta olmayı sevmeyen kişi,ben.
Odaklanamayan ben.
Sizi dakikalardır dinliyor gibi gözüküp 5 dakikalık konuşmanızın 30 saniyesini dinleyebilen kişi,ben.

İnsanların seni çok iyi tanımasından korkan kişi,ben.
Çünkü o zaman ne kadar mükemmel olduğunu fark edecekler ve sen yüzüme bakma ihtiyacı bile hissetmeyeceksin.Onlar da sonsuza dek yanında kalacak çünkü,ve sen,onları tercih edeceksin.
Yanında kasılan kişi,hata yapmaktan korktuğu için.
Kim olduğunu fazla kabullendiği için,daha da yoldan çıkan kişi,kendini değiştirmeye çalışmak yerine.

İğrenç bir insanım ben.Bunu kabullendiğim zamanlarda kötü olmak hoşuma gidiyor bazen.Sorunluyum ben.
Olmak istediğim kişiye dönüyorum belki de ben.İğrenç,pislik,ezici hayaller kuran.
Tanrım,iki gün önce rüyamda gördüğümdeki kişiyim aslında ben.O hoşuma gidiyor çünkü.Kötü olabilmek.İyi olduğunda sadece canı acıyor insanın,ben de zevk alıyorum kötü olabilmekten.Kötü de denirse tabi,iğrenç mi yoksa size göre?

Yaratığım ben,yok edilmesi gereken.
Düşüncelerini aktardığı anda birilerini sarsabilecek kişi.
Aklını tek bir şeyle bozmuş kişi.
Mantıklı bir düşünceyi söylediğim için,ortaya çıkardığım için,"kötü düşünüyorsun" dediğiniz kişi.
Ve ben belki ondan daha güçlü değildim ama en azından yarışmaktan asla korkmadım.
İstediği kadar vurabilirdi bana,dayak yemek bile hoşuma giderdi,işin içinde kimin olduğunu bildiğim için.
Görmeye dayandım ben,her gün,her düşüncemde.
Kendini mutlu hayal edebiliyorsan gül o sahneye,başkasıysa atla hemen.

Kendimi kaybediyorum,ben.
Kötü hep iyi değildir evet ama iyi de iyi değildir her zaman.
Herkese nefretle yaklaşabilirim ben,çünkü çoğunuzu özenti olarak görüyorumdur.Sahte gülüşleriniz,suratlarınız.
Sahte müzikleriniz.Sahte sözleriniz.
Bir kişinin bile benim hissettiğim gibi bir şeyi hissettiğine inandıramazsınız beni.
Aklınızdan çıktığı en az bir saniye olacak çünkü.
Bu his olmadan,boş kalır içim.
Ama bu his varken de,ölüyorum ve yine boşum.
Ben boşum.
Kola dokunmak.Ne kadar saçma.Tanıdığın kişinin yüzüne bile bakmadan sadece onun koluna dokunarak yanından geçmek,seni takıyorum ama konuşacak kadar değil anlamında.Yaşadım ben.
Her şey sahte.Biz de belki,çünkü bekle,henüz görmedin bile hislerimi.
Binlerce karakter,binlerce sahne.Düşünceleri taşan kişi.
Sadece yan yana oturuyoruz,yapma bunu bana,tahmin edebilmelisin aklımı.
Sen değil,başkasıydı.
Engelle beni.
Rüya.Biz..Beline sarılıp,yalvarırcasına başını koyan kişi,sonra korkup kaçan.Ve değişiyor sürekli kişiler.Yine aynı his ama.Şaşırtma.
Başkası değil,sendi.
Eskiden tek isteği zamanı geri almak olup,şimdi tam tersini yapmak isteyen kişi.
Bak sırada kim var?
Gözüme de sokabilirsiniz her şeyi.Sadece aklıma geliyor,her zaman olan şey.
Saf olmayın,her türlü oyun,kandırmaca var burada.
Benim aklımda da var.Kafamda binlerce bağlantı kurup ulaşabilirim size.
Bir fotoğraf sizi asla bu kadar yıkamazdı.Görmek istemediğiniz şeye bakakalıyorsunuz bazen saatlerce.
Bunu nasıl yaptı dercesine düşüncelerle.
Baya kolayca yaptı işte.Umrunda bile değildiniz siz,aklına bile gelmediniz.Suçu da yoktu.
Kendi dünyasında yaşayan kişi,ben.

BENİM sınırlarımı,BENİM takıntılarımı,BENİM hislerimi geçin,kendinizi bile bilmeyip kandırıyorsunuz siz.
Bir insan birini sevdiğine kendini neden zorla inandırır diye üstüme geliyorum ben de.
Yasaklar,kurallar.
Rüyalarımda unutuyorum hepsini.
İlk yaşadığın an aklından çıkmayacak diye korkan kişi.
Kurallara karşı durabildiğini,hislerinin sınırı olamayacağını görmek istiyorum sadece.
Ben,her isteğine hayır cevabı alan kişi.
Kendi dünyamda.
Vardı ki,bana sadece kötülüğü ve kötülüğün güzelliğini hatırlattı.
Ne kadar yoldan çıkarıp,baş döndürebileceğini.
Sen değil,başkasıydı.
Basit kötülüklerin etkileyemeyeceği kişi,ben.
Öyle bir kötülük olsun ki içinde bir his,güzellik olsun ve soyut olsun biraz.
Kötülük,sizin dilinizde.Kimse de kanıtlayamaz kötüyü.
Ama evet,çıkardı beni yoldan en sonunda.
İyi yönlerimi terk etmedim ben.İnsanlara hala zarar veremem mesela bilerek.
Sadece kötülüğümü iyice arttırdım,olması gereken de buydu.

Buradan gideceksem,çok yakında giderim.
Gitmezsem,kötüyü istiyorum ben.
Bu kötülüğü,asla kanıtlayamazsınız.

"Losing all hope was freedom.
It's only after we've lost everything that we're free to do anything."